BMN COLUMN

Hayri Gür'de Galibiyet Serisi

FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş

02.04.2018 Oğuz Zeytin Yazdı...

Hayri Gür'de Galibiyet Serisi
BSL’de 23. Hafta mücadelesinde rakibimiz Pınar Karşıyaka’ydı. Ligde beklentilerin altında kalmış olsa da FIBA Şampiyonlar Ligi’nde önce Ön Eleme Turu’nda Macar Alba Fehervar’ı averajla geçip gruplara kalmışlardı. Grupta oynadığı on dört maçın onunu kazanan Karşıyaka, ikinci turda PAOK’u eledi. Trabzon’a gelmeden saatler önce çeyrek final ilk maçında İspanyol Murcia’ya olaylı bir gecede kaybettiler. Ayrıca genç gard Bek Uğurlu da sakatlanarak Trabzon‘a getirilmedi. Buna karşın uzun süreli sakatlıklardan dönen Byron Allen ve Egemen Güven kadrodaydı.

Maç öncesinde Karşıyaka’ya baktığımızda ligin en az ribaunt alan takımı olduğu bilgisine ulaşıyorduk. Ayrıca Banvit’ten sonra ligin en az top kullanan takımı da onlardı. Hücum tercihlerini ağırlıklı olarak yayın içinden kullanan rakibimize karşı, önceki haftalarda seyrettiğimiz dağınık oyun yerine, biraz daha kontrollü hücum ederek ve onları çemberden uzak şutlara zorlayarak sahamızda galibiyete yakın taraf olacağımızı düşünüyordum.




Maçın ilk bölümünde hücumda yön verici rolde Eldridge’i gördük. Heslip’in yüksek yüzdeyle bitirdiği hızlı hücumlardan sayılar bulduk. Ancak adam adama savunmada, yardım getirmeyip hemen her pozisyonda geçildik. Çeyreğin sonunda Jarrod Jones’un üç sayılık denemesine el kaldırmayan Green geçen hafta da benzer şekilde Renfroe’nun şutuna savunma yapmamıştı.

İkinci çeyrekte Burak’ın Waters üzerindeki baskısı ve hücumda çembere giderek bulduğu ekstra sayılarla ritim yakaladık. Birebirlerden verim alamayan KSK, ikili oyunlarla Jones’u iyi besledi. Çeyreğin son beş dakikasında takım savunmasında sertliği arttırınca sadece iki baskete izin verdik. Geçtiğimiz sezon Büyükçekmece formasıyla takımımıza karşı oynarken yaptığı 360 derecelik smaçla adından söz ettiren Osiris Eldridge, Dominic Waters’tan çaldığı top sonrasında pozisyonu yine 360’la bitirdi ve sezonun en güzel hareketlerinden birine imza attı.

Üçüncü periyodun hemen başında önce savunmada daha iyi yerleşip hücumda iç dış dengesini sağlayarak 9-0’lık seri sayesinde farkı çift hanelere, çeyrek sonunda ise 17’ye kadar çıkardık.

Son çeyreğe girerken KSK koçu Trifunovic dört kısaya (Waters-Wood-Kennedy-Erdi-Jones) döndü. Hatırlarsanız, geçen hafta Oktay Mahmuti maçın son çeyreğinde Preldzic’i 4, Summers’ı 5 numarada kullandığı beş kısalı düzenle bizi şaşırtmış ve oyundan düşürmüştü. Trifunovic de benzer şekilde bizi köşeye sıkıştırdı. Kısalan takımları Obekpa’yla savunmakta zorlanıyoruz. Koç Ozan Bulkaz, geç kalmış bir kararla Obekpa yerine Harris’i aldı. Harris oyuna girer girmez ilk savunma pozisyonunda Jones’a geçilmedi, şutunu bozdu.

Bunun üzerine, karşı yarı sahada süreyi akıllı kullanmak yerine gereksiz bir tempo ile rakibin ekmeğine yağ sürdük. Jones’un savunduğu uzunumuzu tepeye çekip, boyalı alandaki boş koridora Eldridge’le penetre edince ya sayı bulduk ya da faul aldık. Boyalı alandan 46 sayı bulduğumuz günde, uzak mesafeli şutlara dönerek bir nev-i kendi doğrumuzu inkâr ettik.

Son çeyrekte (Hiç faul çizgisine gitmeden) 41, maçın tamamında 105 sayı yememize rağmen kazanmak elbette memnun edici. Bu galibiyetle Hayri Gür’de arka arkaya beşinci defa kazandık. Nenad Markovic döneminde dörder maçlık iç saha galibiyet serilerimiz vardı. Bu beş maçlık (TOFAŞ – Sakarya - Banvit – Gaziantep – KSK) seri, lig tarihimizde bir ilk.

Ancak bazı eksiklikleri göz ardı etmemeliyiz. Mesela dört numaralardan yediğimiz şutlar… Uşak maçında Jordan Hamilton (5/8), Banvit maçında Caloiaro (3/6) ve Kulig (2/3), İBB maçında Bircevic (5/6), Gaziantep maçında Balazic (3/6) ve dün Jarrod Jones (7/11)… Dışarıda oynayan uzunlardan yediğimiz şutlar ortada. Bunu daha iyi savunmanın çözümünü bulmak zorundayız.

Diğer bir husus, yediğimiz sayı. Ozan Bulkaz göreve geldikten sonra Giresun’dan 106, Uşak’tan 100, Anadolu Efes’ten 98 sayı yemiştik. Karşıyaka maçında da maalesef 105 sayı yedik.

Trabzonspor ligde en fazla faul atışı kullanan, çizgiden en çok sayı üreten ve en yüzdeli faul atan takım. İBB (29/36), Banvit (31/40) ve Gaziantep (23/28) maçlarını kazanmamızda faul çizgisindeki başarımız etkili olmuştu. Dün ise 11 faul kaçırmamıza rağmen özellikle son periyottaki 15/20’lik performansımız sayesinde galibiyete uzandık. Kaybettiğimiz maçlara baktığımızda faullerden ortalama 15, kazandığımız maçlarda ise ortalama 23 sayı buluyoruz. İnşallah kalan maçları daha akıllı oynayıp daha rahat kazanırız.

Etiketler: Trabzonspor,PınarKarşıyaka,Basketbol,OğuzZeytin
FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş