BMN COLUMN

Armand'ı Durdurunca

FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş

18.03.2018 Oğuz Zeytin Yazdı...

Armand'ı Durdurunca
Kısa ve net: Kazanırsak ligde kalmayı büyük oranda garantileyeceğimiz bir maça çıkacaktık Hayri Gür’de. Rakip, ligin dibine demir atan ancak son iki haftayı kazanarak geçen Gaziantep Basketbol’du.

Gaziantep’in son dönemini analiz ettiğimizde oyun direnci düşük, alan savunmasına hücum etmekte zorlanan, pick and roll savunmakta aksayan ve ribaunt zaafı olan bir takımla karşılaşıyorduk.

Ligin ilk devresinde 24%’le yay gerisinden isabet bulan Sean Armand ikinci devrede yüzdesini 50’nin üzerine çıkarmayı başarmıştı (Son iki maçta 11/18 atıyordu). Eski oyuncumuz Erol Can Çinko ise son üç maçtaki 11/17’lik performansıyla Armand’a eşlik ediyordu. Biz ise rakiplerimizin 46% ile üç sayılık (Maç başına 13) atmasına izin veriyorduk. Bütün bunları gölgede bırakacak gelişme, Bordo-Mavili oyuncuların antrenman boykotu oldu. Haftanın üç günü çalışılmadığı bilgisi “Yine mi” dedirtti. Bu anahtar verilerin ışığında maça dair izlenimlerime geçebilirim. Ozan Bulkaz, maçın hemen başında Armand’ı Eldridge ile etkisiz kılmayı başardı. Karşılıklı dış şutlarla geçilen ilk periyotta Green’in acele tercihlerinin aksine iyi hazırlanmış pozisyonları Balazic’le bitiren Gaziantep ilk on dakikayı 29-28 önde kapattı. Green ve Heslip’in ritim bulamaması sonrası Gaziantep’in 4-0’lık serine karşı mola almak zorunda kaldık. Moladan 7-0 ile dönen ekibimiz çeyreğin son 6,5 dakikasında sadece bir basket bulabildi (Hızlı hücumda Harris’ten). Heslip’in devre boyunca 0/6 ile çember dövmesi ve potamızdaki 28 ribaundun 14’ünü rakibin alması işlerin aksamasına neden oldu. Gaziantep’in ikinci şanslardan 17 sayı üretmesi onlar adına büyük artı idi. Hemen burada şunu belirtmek isterim ki Gaziantep ligin en az hücum ribaundu alan takımıydı bu maça kadar (Ortalama 7,4 – Bugün 20). Takımımızın pivotları Obekpa ve Bora yirmi dakikada hiç savunma ribaundu alamadı. Devre biterken Ozan Hoca’nın Alper’i oyuna alırken neden Eldridge’i kenara çağırdığını ise anlamadık. Savunmada en agresif dış savunmacıyı yanına aldığında, kısaların hatasından boş üçlük yedik. Son top için alınan molanın dönüşünde ciddi savunma baskısı olmamasına karşın bire bir sonrası uzun üzerinden orta mesafe denemek ise Markovski dönemini hatırlattı. Böylesine kötü giden devreyi 44-45, sadece bir sayı geride bitirmek olabilecek en iyi senaryoydu.



Üçüncü çeyrekte ribauntlarda kurduğumuz üstünlük (13-8) ile birlikte hücumda Vasiliauskas ve Green’in karar verici rolde iyi iş çıkarıp Obekpa’yı (13 sayısının 8’i bu periyotta) doğru yerde beslemeleri sayesinde öne geçtik. Gaziantep’in, Trabzonspor’a göre hücumda daha hareketli olması ve topu iyi çevirmesi sayesinde bulduğu boş şutlardaki isabet oranı düşük kalınca, Trabzonspor hiç üç sayılık basket atamadığı çeyreği beş sayı farkla 66-61 önde geçti. Sezon boyunca maç ortalaması 60 şut olan Gaziantep, Trabzonspor karşısında sadece üç çeyrekte 65 şut kullandı. Haftalardır bu sorunun altını çiziyoruz.

Yay gerisinden sezonun en kötü maçını (6/28) çıkaran oyuncularımız son periyoda topu boyalı alana geçirerek başladı. Harris, Eldridge ve Bora ile 33. Dakikada farkı ilk defa çift hanelere çıkardık (78-67).
Ancak günün suskun ismi Patrick Miller liderliğinde Gaziantep 12-2’lik bir geri dönüşe imza attı. İkinci çeyrektekine benzer bir hücum tıkanmasını tekrar yaşadık, 4,5 dakika boyunca sayı bulamadık Oyun içi bu düşüşlere çözüm üretmek, rotasyon darlığında kolay değil. Alper’in tek pozisyon için oyuna girmesini saymazsak sadece yedi kişiyle oynamak bu seviyelerde çok zor. İşte böyle zamanlarda koçun ekstra dokunuşlarına ihtiyacınız oluyor. Ne mi demek istiyorum? Transition (ki onu da çoğu zaman saçma tercihlerle heba ediyoruz) ve bire birler dışında olgun hücum sayımız çok az. Savunmada da gayretliyiz diyoruz, buna rağmen yenen skor ve ondan daha önemlisi rakibe verilen pozisyon sayısı çok yüksek. Mesela rakibin boş şut bulmasının önüne geçmek için daha önceki maçlarda deneyip başarılı olduğumuz alan savunmasını bekledim Ozan Hoca’dan. O da gelmeyince Green gibi tecrübeli ve yetenekli bir liderin sorumluluk alması, Harris ve Obekpa’nın ekstra gayret göstermesiyle maç genelinde iyi oynamadığımız kritik bir virajı galibiyetle geçtik: 91-86. Sean Armand’ın 1/15’te kalmasını da not edelim.

İyi oynamadığımızı haftalardır belirtiyorum. Buna karşın parkede, mücadele eden ve enerjisini yansıtan inanmış bir grubun kazandığını gözlemliyorduk. Doğrusunu söylemek gerekirse, -hafta içi yaşanan sorunların bir yansıması olsa gerek- bugün o enerjiden de yoksunduk. Her şeye rağmen, yazımın başında belirttiğim gibi ligde kalmayı büyük ölçüde garantiledik. Tebrikler…

Etiketler: Basketbol, Köşe Yazısı, Oğuz Zeytin
FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş