BMN COLUMN

Neden Trabzonspor'u Seyretmetliyim

FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş

15.10.2017 Oğuz Zeytin yazdı...


Başlıktaki merak, bir taraftarın kendini sorgularken kullanabileceği can yakan soruların başında gelir. Üst düzey bıkkınlık, aşılamaz boyuta ermiş çaresizlik, beraberinde umutsuzluk barındırır. Bütün bunlara sebep olan etkenleri aşamamanın öfkesi… Yetkililerin etkisizliği… Ve her şey yolundaymış gibi sürdürülen sistemin başarı getirmeyeceğinin bilinci.

Peki, bir adım öteye gidelim ve çerçeveyi genişletelim.

Kurumsal marka algısını iyi yönetebiliyor muyuz? Var mı böyle bir derdimiz sloganların ötesinde?

Trabzonspor basketbolu sıklıkla nelerle anılıyor, bunlarla başa çıkmak için hangi yol izleniyor? Misal, hemen her sene borçlar, ödeme sorunları, mali krizler yaşıyoruz ve devamında başkanımız çıkıp “Ödemeleri gerçekleştirdik, şu anda hiçbir borcumuz yok” diyor ya… Ve aşıldığını sandığımız sorunlar iki üç ay sonra tekrar hortluyor ya… Evet, planlamadan bahsediyorum. Nasıl oluyor da bu döngü kendini tekrar ediyor? Merak ediyor Trabzonsporlular…



Bu takımın hedefi, başarı kriteri ne? Kaç galibiyet… Play-off mu, ligde kalmak mı? Avrupa’da Macaristan takımlarına ön elemede elenmek başarı mı mesela?

İletişimin dijitalleştiği dönemde sosyal medya etkinliği yeterli mi? Başlı başına bir uzmanlık alanını, üstünkörü fotoğraflar ve dil becerilerinden uzak bir yaklaşımla sunmak mı, yoksa profesyonel bir destek almak mı? Hiç olmazsa, doğru örnekler takip edilemez mi?

Hayri Gür’ün yönetimi… Salondaki organizasyonlar… Görsel şovlar… Kısacası öncesi, maç esnası ve sonrasıyla spor salonunda keyifli zaman geçirmek için oyun dışında ne bizlere ne vaat ediliyor?

Kombine biletleri, evinizde oynanan maçtan sonra satışa sunmak” desem… Öyle bir yapı düşünün ki, bilet satış işlemini evindeki ilk resmi maçına yetiştirememiş…

Aylardır ekranında "Yakında sizlerleyiz" müjdesi bulunmasına rağmen faal olmayan intenet sitesi için ne demeli?

Saydığımız bu olumsuzlukların üzerini örtecek bir sosyal sorumluluk projesine imza atılır mı? İmaj tazelemek gerekmez mi? Yıllardır önerdiğimiz, artık en düşük bütçeli takımların dahi yapmadan geçmediği bir medya günü… Çok zor olmasa gerek.

İşte en vahim nokta burası: Ne yazık ki, böyle bir gayret yok. Çünkü her şey yolunda zannediliyor. Kim akıl veriyor, kim bu bardağı dolu gösteriyor… Havsalam almıyor.

Yine de “taraftarlık”, mantıksal sınamaların hepsini bertaraf edebilecek duygu gücüne sahip. İşte, bizler bundan ötürü Trabzonspor’u seyrediyoruz.

Etiketler: #Basketbol #TsBasket
FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş